TEDAVİLER > Şok Dalga Akupunktur İle Zayıflama >

Akupunktur tedavisini en sık olarak zayıflama, migren türü baş ağrıları, alerjik bronşit ve astım, boyun bel ağrıları ve fıtıkları , diz eklem ağrıları ile bazı sinirsel bozukluklar ve stres tedavisi ve stres nedeni ile oluşan çeşitli hastalıkların tedavilerinde kullanıyorum. Gerek WHO dünya sağlık örgütü gerekse NIH Amerika ulusal sağlık örgütü yukarda saydığımız hastalıklar ve bağımlılık tedavilerinde akupunkturu özellikle tavsiye etmişlerdir.

TÜP BEBEK UYGULAMALARINDA AKUPUNKTUR

Akupunktur tedavisi tüp bebek uygulamalarında %25 ila %45 oranında başarı şansını arttırmaktadır. Amerika Kanada ve Avrupa kaynaklı bu oranlar nedeniyla Akupunktur tedavisini uygulamak doğru bir yol olmaktadır.

ALLERJİK ASTIM VE AKUPUNKTUR

Dünya sağlık örgütü ve Amerika ulusal sağlık enstitüsü(NIH)yayınladıkları listelerde alerjik bronşit veya alerjik astım tedavisinde akupunktur tedavisini tavsiye etmişlerdir. Yapılan bilimsel çalışmalarda bu konularda akupunkturun ciddi derecede etkinliği kanıtlanmış ve bu gün dünyada yerini bulmuştur.

ŞOK DALGA AKUPUNKTUR (SHOCK WAVE ACUPUNCTURE)

Beş bin yıllık geçmişe sahip olan Akupunktur uygulamasında son zamanlarda Almanya ve İsviçre’de uygulanan şok dalga akupunktur tedavisini Türkiye’de uygulamaya başladık.
Şok Dalga Akupunktur yöntemi saniyede 1500 metre hızla doku altına ulaşarak şok dalga üretip, bunları uygun başlıklar yardımıyla akupunktur noktalarına iletiyor. Akustik Şok Dalga Akupunktur yöntemi uygulandığı noktalarda biyokimyasal uyarılar meydana getirerek tedaviyi başarıyla gerçekleştiriyor ve hedeflenen etkiyi maksimum noktaya çıkarıyor.

Sıkıştırılmış hava ile şok dalga atış sistemi özel şok ileticilerine sahip. İleticiye yerleşen mermi sıkıştırılmış hava ile hızlandırılıyor. Böylece üretilen kinetik enerji mermi çarpmasından etkilenmeyen bir yüzeyde akustik enerjiye dönüşüyor. Şok dalga akupunktur, her akupunktur noktasına yalnızca birkaç saniyelik tedavi gerektiren çok kısa süreli bir uygulama. Etkili bir şekilde uyarılan noktalar hedeflenen bölgelerdeki kan dolaşımını ve lenfatik akımı hızlandırıyor.

Geleneksel akupunkturun uygulama alanı bulamadığı bölgelere ulaşmak ve yoğun etki alanına sahip ayak tabanı ve çok derinlerde bulunan özel akupunktur noktalarına ulaşabilme şansı yaratan şok dalga akupunktur yöntemi ile akupunktu noktalarını daha zahmetsizce ve doğru olarak ve ağrısız olarak uyarmak mümkün oluyor.

Özellikle iğne fobisi olanlar ve çocuklar için çok tercih edilen yöntemin akupunkturu konforlu bir hale dönüştürdüğünü söylemek mümkün Akupunkturun zayıflamada ki etkisini arttıran şok dalga yöntemi ile aynı zamanda;

  • Boyun ve bel ağrıları
  • Tenisçi dirseği,
  • Ayak tabanı ağrıları,
  • Alerjik astım, bronşit,
  • Lenf ve ödemler,
  • Kireçlenme, romatizmal hastalıklar ve osteoartritler

Konstipasyon (kabızlık) ve, spastik kolit de oldukça başarılı onuçlar almak mümkün omaktadır.

OZONPUNKTUR

Ozonpunktur uygulaması aslında ozon tedavisi ile akupunktur tedavisinin kombinasyonu tedavisi olup yeni bir yöntemdir. Bilindiği gibi akupunktur tedavisinde kullanılan 12 çift meridyen vardır, akupunktur noktaları bu meridyenler üzerinde yerleşmektedir. Akupunkturda chi diye adlandırılan enerji bu meridyenlerdeki noktalar arasında akmaktadır. Ozon tedavisi ile bu akupunktur noktalarının uyarılması meridyenler arası enerji akışına ek bir ivme kazandırır. Ayrıca ozon tedavisinin hemoglobinin ozon uygulanan alanlardaki hücrelere daha fazla oksijen bıraktığı bilinmektedir. dolayısıyla akupunktur noktalarının bulunduğu bölgedeki hücreler bu nedenle daha fazla oksijen sunumuna maruz kalıcaklardır. Daha iyi oksijenlenen akupunktur noktalarındaki hücreler daha güçlü olarak uyarılacağından buda tedavinin ve uyarının etkisini arttıracaktır. Ozonpunktur tedavisi ile zayıflama amaçlı uygulamalarda metabolizma canlandırıcı ve vücut güçlendirici ve beyin endorfin salınımı arttırıcı uygulalarda önemli kazanımlar elde etmek mümkün olabilmektedir. Ozonpunktur tedavisi tek başına veya diğer ozon ve akupunktur tedavileriyle kombine olarak. ağrı tedavileri , romatizmal hastalıklar gruplarında oldukça olumlu neticeler vermektedir.

AKUPUNKTUR VE ZAYIFLAMA

Akupunkturun zayıflama tedavilerinde özel bir yeri vardır. Son yıllarda akupunkturun zayıflamadaki bir çok etkileri gerek hayvan deneyleri gerekse insan çalışmaları ile gösterilmiş ciddi bilimsel dergilerde yayınlanmış ve kabul görmüştür. Bu nedenle akupunktur dünyada hemen hemen konuyla ilgili tüm ülkelerde zayıflama tedavilerinde kullanılmaktadır. Akupunkturun zayıflamadaki etkilerinin en belli başlı olanlarını şöyle özetleyebiliriz.

  • Akupunktur tedavisi ile beyinde hipotalamus bölgesinde bulunan tokluk merkezi ciddi olarak uyarılır. Böylece tokluk hissi çabuk oluşur.
  • Yine beyinde hipotalamusta bulunan açlık merkezi baskılanır ve buda açlık hissinde azalma şeklinde kendini gösterir.
  • Akupuktur utgulamalarıyla beyinde endorfin serotonin gibi hormon gruplarının salınımları artar. Böylece mutluluk hissinde artış , stress faktorüne karşı dayanıklılık artar ve diyet programlarına uyumda kolaylaşır.
  • Diyet programlarında özellikle geceleri oluşabilen kan şekeri düşmeleri ve bu nedenle aşırı yemelerin önüne geçilir.
  • Vagus aracılığıyla mide asiditesi düzenlenerek aşırı asit salgılanmasının önüne geçilir ve buna bağlı acıkmalar ile rahatsızlıklar önlenir.

    Biz zayıflama tedavilerinde Şok dalga akupunktur tedavisi ve Auriculoterapi yöntemimini tercih ediyoruz.

Şok Dalga Akupunktur
Temelde vücut akupunktur uygulaması olup iğne kullanmadan akustik şok dalgalar yolu ile akupunktur noktalarını uyarma yöntemidir. Halen İsviçre ve Almanyada kullanılan bu yöntemi gerek zayıflama tadavilrinde gerekse diğer akupunktur tedavilerinde kullanmaya başladık.

AURICULOTERAPI

ilk olarak Fransız dr Nogier tarafından geliştirilmiştir ve kulak akupunkturu Nogier den sonra çok gelişmiştir. Tüm kulak akupunkturu(auriculoterapi) tedavilerinde çok ince ve bir kullanımlık küpede denilen kalıcı iğneler kullanıyoruz.

MİGREN VE AKUPUNKTUR TEDAVİSİ

Migren, çagimizda oldukça sik görülen önemli ölçüde is gücü kaybina yol açan bir hastaliktir.

Migren beraberinde görme ve mide barsak bozukluklari ile ilgili belirtiler bulunabilen tekrarlayici bas ağrısi krizleri seklinde ortaya çikar.

Migrenin sebebi tam olarak bilinmemektedir. Migren krizi öncesi görülen çesitli görme bozukluklari olasilikla kafa içi artariyel daralmaya, migren bas ağrılari ise kafa derisi arterlerinde (atardamarlarinda)genislemeye baglidir. Migren, aile geçmislerinde migren hastaligi olanlarda ve kadinlarda daha sik görülen, özellikle genç yaslarda ortaya çikmakla beraber her yasta görülebilen bir hastaliktir. Migren bas ağrısi genellikle kafanin yarisini tutar ancak yaygin basağrısi seklinde de görülebilir.

Migren tanisi koyulmadan önce beyindeki damarsal bozukluklarinda migren ağrısi benzeri bir ağrıya yol açabilecegi unutulmamalidir. Hekim böyle bir hastaligin ortaya çikarabilecegi diger belirtileri titizlikle arastirmali ve gerekli tetkikleri yaptirip böyle bir hastaligi ekarte etmelidir.

Migren tanisi bir nöroloji uzmani tarafindan koyulmalidir.

Akupunktur ile migren hastaligini çok yüksek oranda tedavi etmek mümkün olmaktadir. Akupunktur ile tedavinin en iyi yönü, migren hastaliginin kalici olarak iyilesebilmesidir, zira migren ağrı kesici ilaçlarla geçici sürelerle geçip veya hafiflese bile tekrarlamaktadir. Akupunktur migren bas ağrılarinda geçici degil kalici iyilesme saglayabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bu tedavinin egitimli ve yetkili akupunkturistler tarafindan yapilmasidir. ağrı kesici ilaçlarin yan etkileri akupunktur tedavisine yönelmek için tek basina dahi bir sebep olabilir. Örnegin gastrit veya ülseri olan bir insan nasil ağrı kesici ilaç kullanabilir böyle bir durumda mide veya oniki parmak barsaginda kanamalar olusabilir. Akupunktur tedavisinde ise böyle yan etkiler olmadigi gibi ayni tedavi seanslarinda ülser veya gastrit hastaliklarini da tedavi etmek mümkündür.

Akupunktur ile migren hastaligi tedavisinde " iyilestiriciligi özetlemek gerekirse;

  • Akupunktur ile homeostazisin yani otonom dengenin saglanmasi,
  • Vücudun kendi ürettigi ağrı kesicileri olan, Endorfin hormonlarinin Akupunktur ile arttirilmasi,
  • Migren krizleri sirasinda düsen Serotonin maddesi , kafa derisi arterlerinde genislemeye yol açar. Bu maddeler Akupunktur ile arttirilir ve böylece ağrınin ortadan kaldirilmasi amaçlanir,
  • Agrıya yol açan ve vücutta sentezlenen bazi ağrı yapıcı maddelerin Akupunktur ile azaltilmasi.

Burada merak edilen bir konuyu açmakta yarar görüyorum, pek çok insan Akupunktur tedavisi ile birlikte ilaç kullaniminin dogru olup olmadigini sormaktadir. Akupunktur ile tedavide gerektiginde ilaç kombinasyonlari kullanilmalidir. Örnegin ses sanatçilari ve ögretmenler gibi sesini fazla kullanan insanlarda görülebilen ses kısıklıklarında Akupunktur ile beraber özel bitkisel ilaçlar kullanarak çabuk ve etkili netice aliyorum.

Migren ile astim arasinda ilginç bir sekilde kalitsal baglanti bildirilmektedir. Allerjik bronsit ve astim hastaliginda migrende oldugu gibi kalici iyilesme saglamak mümkün olabilmektedir

AKUPUNKTURLA BEL AĞRILARININ VE DİZ KİREÇLENMELERİNİN TEDAVİSİ

Bel agrıları çok geniş bir spektrumda ele alınır.

    • Keskin, bıçak tarzında ve yayılıcı tip ağrı :Sıklıkla ağır kaldırma veya bükülmeler sonucu oluşur. Bel ağrılarinin % 1-2 si bu tiptir. En iyi tedavi cerrahi müdahaledir. Çok nadir görülür, bel disklerin ani fıtıklaşmasıdır.
  • Durgun, sızlayıcı, yaygın tip ağrı: Kalça ve bacaklara da yayilabilir. En sık görülen tiptir. Bel incinmeleri baslica sebeptir. Yetersiz egzersiz, kas iskelet sisteminin gevsemesi ve güçsüzlesmesi psikosomatik sebepler ve fazla kilolar bu tipin başlica sebepleridir. Tedavi edilmezlerse tam fıtıklaşmaya gidebilirler. Akupunktur ve mikroenjeksiyon ( mezoterapi) yöntemleriyle kısa sürede tedavi edilebilir.
  • Dejoneratif ve ilerleyici tip ağrı : Orta gögüsten bacak ve dizlere kadar yayilabilir. Her iki bacaktada uyusukluk ve bitkinlik hissedilir. Akupunktur oldukça yararlı bir yöntemdir.

Diz kireçlenmeleri ise Akupunktur tedavisinden iki yönde fayda görürler.

  • Kireçlenmeye bagli oluşan eklem hareketlerinde kısıtlanma azalır. Eklemlerin hareket kabiliyeti artar.
  • Uzun süreli tedavi ile vücudun tamir sistemi devreye girerek artrozlar (kireçlenmeler) yumuşar ve geriler. Ayrıca diz artrozlarında eklem içi enjeksiyonlar da tedavinin etkisini arttırır.

Dr. İSMAİL AĞAR
Fahrettin Kerim Gökay Caddesi 234 A Dağdelen Apt /GÖZTEPE / Kadıköy - İSTANBUL
0 216 345 19 29 - 0 216 414 99 00
0 216 345 19 29 - 240 51 72
Sosyal Ağlardan Takip Ediniz